top of page

Diyete Başlamadan Önce Hangi Testler Yapılmalı?

  • Yazarın fotoğrafı: İnvitro Laboratuvar
    İnvitro Laboratuvar
  • 1 gün önce
  • 10 dakikada okunur
Diyete Başlamadan Önce Hangi Testler Yapılmalı

Diyete başlamak çoğu zaman yalnızca daha az yemek, kalori azaltmak veya belirli besinleri hayatımızdan çıkarmak gibi düşünülür. Ancak kilo kontrolü, yalnızca beslenme listesiyle açıklanabilecek kadar basit bir süreç değildir. Vücudun enerji üretimi, hormon dengesi, kan şekeri düzeni, vitamin-mineral durumu, tiroid fonksiyonları ve genel metabolik sağlığı bu süreci doğrudan etkileyebilir.


Bu nedenle diyete başlamadan önce yapılan kan tahlilleri ve metabolizma testleri, kişinin vücudunu daha doğru tanımasına yardımcı olur. Özellikle “diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum”, “sürekli yorgunum”, “az yesem de kilo alıyorum”, “tatlı isteğim çok fazla” veya “diyete başlayınca halsiz düşüyorum” gibi şikayetler varsa, yalnızca kalori hesabı yapmak yeterli olmayabilir.


Diyet öncesi testler; kansızlık, vitamin eksiklikleri, tiroid bozuklukları, insülin direnci, kan şekeri düzensizlikleri, kolesterol yüksekliği veya metabolik sorunlar gibi kilo verme sürecini etkileyebilecek durumları ortaya koymaya yardımcı olur. Bu yazıda, diyete başlamadan önce hangi testlerin yapılması gerektiğini, bu testlerin neyi gösterdiğini ve sonuçların neden kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini detaylı şekilde ele alıyoruz.



1. Diyete Başlamadan Önce Test Yapmak Neden Önemlidir?

Diyet süreci kişiden kişiye farklılık gösterir ve bu farkın temelinde vücudun metabolik ve hormonal yapısı yer alır. Diyet öncesi yapılan testler bu sürecin daha doğru planlanmasına yardımcı olur:

  • Metabolizma hızı kişiden kişiye değişir: Tiroid hormonlarının yavaş çalışması metabolizmayı yavaşlatabilir ve kilo verme sürecini zorlaştırabilir.

  • Kan şekeri dengesi süreci etkiler: İnsülin direnci olan kişilerde açlık-tokluk dengesi bozulabilir ve kilo vermek daha zor hale gelebilir.

  • Vitamin ve mineral eksiklikleri performansı düşürür: Demir, B12 veya D vitamini eksiklikleri diyete başlandığında halsizlik, yorgunluk ve enerji düşüklüğüne neden olabilir.

  • Kas gücü ve enerji seviyesi etkilenir: Özellikle D vitamini eksikliği, hem fiziksel performansı hem de genel enerji düzeyini olumsuz etkileyebilir.

  • Kişiye özel plan oluşturulmasını sağlar: Kan tahlili sonuçları, standart diyetler yerine kişiye uygun bir beslenme planı oluşturulmasına yardımcı olur.

  • Gereksiz ve yanlış kısıtlamaların önüne geçer: Altta yatan bir sorun varken yapılan sert diyetler, kas kaybı, motivasyon düşüklüğü ve sağlık problemlerine yol açabilir.

  • Kilo verememe nedenini anlamayı kolaylaştırır: Uzun süredir kilo veremeyen veya diyete rağmen sonuç alamayan kişilerde, altta yatan nedenler testlerle ortaya çıkarılabilir.

  • Daha sürdürülebilir bir süreç sağlar: Doğru planlanan bir diyet, daha az zorlayıcı olur ve uzun vadede devam ettirilmesi daha kolay hale gelir.


2. Diyete Başlamadan Önce Hangi Testler Yapılmalı?

Diyet öncesinde yapılacak testler kişinin yaşına, kilosuna, şikayetlerine, hastalık geçmişine ve hedeflerine göre değişebilir. Herkese aynı test panelini uygulamak doğru değildir. Ancak genel olarak kilo verme sürecine başlamadan önce bazı temel kan tahlilleri ve metabolizma testleri, vücudun mevcut durumunu anlamak için yol gösterici olur.


Bu testlerin amacı yalnızca “kilo vermeye engel bir hastalık var mı?” sorusuna cevap aramak değildir. Aynı zamanda kişinin diyete nasıl yanıt verebileceğini, hangi noktalarda desteklenmesi gerektiğini ve hangi değerlerin takip edilmesinin önemli olduğunu anlamaya yardımcı olur.


Hemogram (Tam Kan Sayımı)

Hemogram, diyete başlamadan önce yapılabilecek en temel kan tahlillerinden biridir. Tam kan sayımı olarak da bilinen bu test, kandaki kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositler hakkında bilgi verir. Ayrıca hemoglobin ve hematokrit gibi değerler üzerinden kansızlık açısından değerlendirme yapılmasına yardımcı olur.


Diyet sürecinde hemogramın önemi özellikle halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi, nefes nefese kalma veya egzersiz toleransında azalma gibi şikayetlerde ortaya çıkar. Kişide kansızlık varsa, düşük kalorili veya yetersiz planlanan bir diyet bu şikayetleri artırabilir. Özellikle demir eksikliği anemisi, B12 eksikliği veya folat eksikliği gibi durumlarda kilo verme sürecinden önce eksikliklerin belirlenmesi gerekir.


Hemogram tek başına bütün eksiklikleri göstermez; ancak önemli bir başlangıç testidir. Hemoglobin düşükse, MCV değeri küçük veya büyükse, kırmızı kan hücreleriyle ilgili bazı değişiklikler varsa demir, ferritin, B12 ve folat gibi ek testlerle değerlendirme genişletilebilir. Bu nedenle hemogram tam kan sayımı diyete başlamadan önce genel sağlık durumunu görmek için temel bir basamaktır. Hemogram testi hakkında daha fazla bilgi almak için Hemogram (Tam Kan Sayımı) Nedir? Hangi Durumlarda Yapılır? başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz. 


Tiroid Fonksiyon Testleri (TSH, T3, T4)

Tiroid bezi, metabolizma hızını ve enerji kullanımını etkileyen hormonları üretir. Bu nedenle tiroid fonksiyonları kilo kontrolü açısından önemlidir. tiroid hormonlarının yetersiz çalışması yani hipotiroidi, bazı kişilerde kilo artışı, halsizlik, kabızlık, üşüme, cilt kuruluğu ve yorgunluk gibi belirtilere yol açabilir. 


Diyete başlamadan önce TSH, serbest T3 ve serbest T4 gibi testlerin değerlendirilmesi, metabolizma ile ilgili olası sorunları anlamaya yardımcı olur. Özellikle az yiyorum ama kilo veremiyorum, sürekli üşüyorum, çok yorgunum, kabızlık yaşıyorum veya saç dökülmem arttı gibi şikayetler varsa tiroid testleri daha da önemli hale gelir. Tiroid hormon testi ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz Tiroid Hormonu Testi Nedir? Ne Zaman Yapılır? konulu içeriğimizi inceleyebilirsiniz.


Kan Şekeri ve İnsülin Testleri

Kan şekeri ve insülin dengesi, kilo kontrolünde önemli bir yere sahiptir. Çünkü vücudun karbonhidratlara verdiği yanıt, açlık-tokluk hissi, tatlı isteği, enerji dalgalanmaları ve yağ depolama eğilimi üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle diyet öncesinde açlık kan şekeri testi, HbA1c ve gerekirse açlık insülini gibi testler değerlendirilebilir.


İnsülin direnci olan kişilerde hücreler insüline yeterince yanıt veremez. Bu durumda pankreas daha fazla insülin salgılamaya çalışır. Bir süre kan şekeri normal seyredebilir; ancak yüksek insülin düzeyleri açlık hissi, tatlı isteği, yemek sonrası uyku hali ve kilo kontrolünde zorlanma gibi şikayetlerle ilişkili olabilir.


Diyet öncesinde kan şekeri ve insülin testleri özellikle şu kişilerde önemlidir:

  • Sık acıkma ve tatlı isteği yaşayanlar

  • Yemek sonrası uyku hali olanlar

  • Bel çevresinde yağlanma olanlar

  • Ailede diyabet öyküsü bulunanlar

  • Daha önce insülin direnci tanısı alanlar

  • Kilo vermekte zorlananlar

  • Polikistik over sendromu olanlar


Kan şekeri normal olsa bile insülin direnci söz konusu olabilir. Bu nedenle bazı kişilerde yalnızca açlık glukozuna bakmak yeterli olmayabilir. HbA1c, açlık insülini ve gerekli durumlarda diğer metabolik testler birlikte değerlendirilmelidir. İnsülin direnci ile ilgili detaylı bilgi için İnsülin Direnci Nedir? Belirtileri ve Risk Faktörleri başlıklı blog yazımıza göz atabilirsiniz.


Lipid Profili (Kolesterol Testleri)

Lipid profili (kolesterol testleri), kandaki yağ düzeylerini değerlendiren test grubudur. Genellikle total kolesterol, LDL kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid değerlerini içerir. Diyete başlamadan önce lipid profilinin değerlendirilmesi, kalp-damar sağlığı ve metabolik riskleri anlamak açısından önemlidir.


Kilo fazlalığı, hareketsiz yaşam, insülin direnci ve düzensiz beslenme kolesterol ve trigliserid değerlerini etkileyebilir. Özellikle karın çevresinde yağlanma, yüksek trigliserid, düşük HDL ve kan şekeri bozuklukları birlikte görüldüğünde metabolik sendrom riski gündeme gelebilir. Bu nedenle kilo verme sürecinde yalnızca tartıdaki değişim değil, lipid değerlerindeki değişim de takip edilmelidir.


Diyet planı hazırlanırken kolesterol veya trigliserid yüksekliği biliniyorsa, beslenme düzeni buna göre daha dikkatli planlanabilir. Örneğin doymuş yağ, rafine karbonhidrat, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdaların azaltılması; lifli gıdaların, kaliteli protein kaynaklarının ve sağlıklı yağların dengeli kullanılması daha önemli hale gelir. Kolesterol testleri hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Kolesterol Testi Nasıl Yapılır? Değerler Ne Anlama Gelir? konulu blog yazımızı inceleyebilirsiniz.


Vitamin ve Mineral Testleri

Vitamin ve mineral eksiklikleri kilo verme sürecini doğrudan veya dolaylı şekilde etkileyebilir. Eksiklikler kişide halsizlik, kas güçsüzlüğü, dikkat dağınıklığı, düşük motivasyon, saç dökülmesi ve bağışıklık sorunlarına yol açabilir. Bu belirtiler diyet sırasında daha da belirgin hale gelebilir.

Diyet öncesinde en sık değerlendirilen vitamin ve mineral testleri şunlardır:

  • D vitamini

  • B12 vitamini

  • Folat

  • Demir

  • Ferritin

  • Magnezyum

  • Bazı durumlarda çinko


Özellikle B12, demir ve folat eksiklikleri kansızlık ve yorgunlukla ilişkili olabilir. D vitamini eksikliği ise kas fonksiyonu, kemik sağlığı ve genel enerji düzeyi açısından önemlidir. Bu nedenle diyete başlamadan önce bu değerlerin bilinmesi, kişiye daha güvenli bir süreç planlamaya yardımcı olur.


Vitamin ve mineral eksiklikleri yalnızca beslenme yetersizliğinden kaynaklanmaz. Emilim bozuklukları, mide-bağırsak sorunları, bazı ilaçlar, uzun süreli kısıtlayıcı diyetler ve kronik hastalıklar da eksikliklere yol açabilir. Bu nedenle sonuçlar yalnızca “eksik var mı?” diye değil, eksikliğin nedeni açısından da değerlendirilmelidir. Vitamin testleri ile ilgili daha detaylı bilgi için Vitamin Testleri Hangi Dönemde Yaptırılmalı? Kimler İçin Gerekli? içeriğimize göz atabilirsiniz.


Metabolizma ile İlgili Hangi Testler Yapılır

3. Metabolizma ile İlgili Hangi Testler Yapılır?

Metabolizma, vücudun enerji üretme, kullanma ve depolama süreçlerinin tamamını ifade eder. Kilo verme sürecinde metabolizmanın nasıl çalıştığını anlamak için yalnızca tek bir test yeterli değildir. Çünkü metabolizma; tiroid hormonları, kan şekeri dengesi, insülin yanıtı, karaciğer fonksiyonları, kas kütlesi, stres hormonları, uyku düzeni ve genel yaşam alışkanlıklarından etkilenir.


Bu nedenle metabolizma testleri denildiğinde genellikle bir test grubundan söz edilir. Bu grup içinde tiroid testleri, açlık glukozu, HbA1c, insülin, lipid profili, karaciğer-böbrek fonksiyon testleri, hemogram ve vitamin-mineral ölçümleri yer alabilir.


Metabolizma yavaşlığı nasıl anlaşılır?

Metabolizma yavaşlığı günlük yaşamda bazı belirtilerle kendini gösterebilir; ancak bu belirtiler tek başına kesin tanı koydurmaz. Yorgunluk, kilo verememe, üşüme, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, uyku hali veya egzersize karşı düşük tolerans metabolizma ile ilişkili sorunlarda görülebilir.

Ancak aynı belirtiler kansızlık, B12 eksikliği, D vitamini eksikliği, tiroid bozuklukları, insülin direnci veya stresle de ilişkili olabilir. Bu yüzden “metabolizmam yavaş” demeden önce laboratuvar testleriyle değerlendirme yapmak daha doğru olur.


Metabolizma yavaşlığı şüphesinde değerlendirilebilecek başlıca testler:


Bu testler birlikte değerlendirildiğinde kilo vermeyi zorlaştırabilecek metabolik faktörler daha net anlaşılabilir.


Hormonlar metabolizmayı nasıl etkiler?

Hormonlar, vücudun enerji kullanımı ve yağ depolama süreçlerinde önemli rol oynar. tiroid hormonları metabolizma hızını etkilerken, insülin kan şekeri kullanımını ve yağ depolama süreçlerini düzenler. Kortizol ise stres yanıtı, iştah ve kan şekeri dengesi üzerinde etkili olabilir.


Kadınlarda polikistik over sendromu, adet düzensizliği, tüylenme, akne ve kilo kontrolünde zorlanma gibi belirtilerle birlikte görülebilir. Bu durumda insülin direnci ve hormon dengesizlikleri de değerlendirilmelidir. Erkeklerde de testosteron dengesizlikleri, insülin direnci veya tiroid sorunları kilo yönetimini etkileyebilir.


Hormonların kilo üzerindeki etkisi her zaman doğrudan ve tek yönlü değildir. Örneğin kilo artışı insülin direncini artırabilir; insülin direnci de kilo vermeyi zorlaştırabilir. Benzer şekilde stres ve uyku bozukluğu kortizol düzenini etkileyebilir; bu da iştah ve kan şekeri dalgalanmalarını artırabilir. Bu nedenle hormon testleri, kişinin genel klinik durumu ve yaşam alışkanlıkları ile birlikte değerlendirilmelidir.


4. Kilo Kontrolünde Hangi Testler Yapılmalı?

Kilo kontrolünde yapılacak testler, kişinin yalnızca kaç kilo vermek istediğine göre değil; mevcut sağlık durumu ve şikayetlerine göre planlanmalıdır. Özellikle uzun süredir kilo veremeyen, sık sık kilo alıp veren, diyet sırasında halsizlik yaşayan veya metabolik hastalık riski bulunan kişilerde daha kapsamlı bir değerlendirme gerekebilir.


Kilo kontrolünde en sık değerlendirilen testler şunlardır:


Bu testler, kilo verme sürecinde hangi alanların desteklenmesi gerektiğini anlamaya yardımcı olur. Örneğin insülin direnci varsa karbonhidrat dengesi daha dikkatli planlanabilir. Tiroid fonksiyonlarında bozulma varsa metabolizma değerlendirmesi daha farklı ele alınır. Kansızlık veya vitamin eksikliği varsa enerji düşüklüğü ve egzersiz toleransı etkilenebilir.


Burada önemli olan, test sonuçlarının tek başına değerlendirilmemesidir. “Bir değer düşük” veya “bir değer yüksek” diye tek başına karar verilmez. Sonuçlar kişinin şikayetleri, kilosu, yaşam tarzı, ilaç kullanımı ve varsa kronik hastalıklarıyla birlikte yorumlanmalıdır. Bu nedenle kilo verme testleri, kişiye özel planlanan bir değerlendirme sürecinin parçası olmalıdır.


Diyet Öncesi Kan Tahlili

5. Diyet Öncesi Kan Tahlili Nasıl Yapılır?

Diyet öncesi kan tahlili genellikle damardan alınan kan örneği ile yapılır. Test kapsamı kişinin ihtiyacına göre değişebilir. Bazı testler açlık gerektirirken, bazıları için açlık şart değildir. Bu nedenle test öncesinde hangi değerlerin ölçüleceği bilinmeli ve laboratuvarın yönlendirmelerine uyulmalıdır.


Açlık kan şekeri, insülin, lipid profili ve bazı biyokimya testleri için genellikle 8–12 saatlik açlık istenebilir. Bu süreçte su içilebilir; ancak çay, kahve, meyve suyu veya kalori içeren içeceklerden kaçınılmalıdır. Hemogram, bazı vitamin testleri veya tiroid testleri için açlık her zaman gerekli olmayabilir; ancak aynı gün birden fazla test yapılacaksa açlık tercih edilebilir.


Test öncesinde dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Testten önceki gün aşırı yağlı ve ağır öğünlerden kaçınılmalıdır.

  • Alkol tüketimi test sonuçlarını etkileyebileceği için sınırlandırılmalıdır.

  • Yoğun egzersiz bazı biyokimyasal değerleri etkileyebilir.

  • Düzenli kullanılan ilaçlar laboratuvar veya hekime bildirilmelidir.

  • Biotin gibi bazı takviyeler özellikle hormon testlerini etkileyebilir.

  • Test sabahı açlık gerekiyorsa yalnızca su tüketilmelidir.


Diyet öncesi testlerin doğru sonuç vermesi için yalnızca kan vermek yeterli değildir; test öncesi hazırlık da önemlidir. Yanlış hazırlık, özellikle kan şekeri, insülin, lipid profili ve bazı hormon değerlerinde yanıltıcı sonuçlara yol açabilir.


Sonuçlar çıktıktan sonra değerlendirme yapılırken yalnızca referans aralıklarına bakmak yeterli değildir. Örneğin ferritin referans içinde olabilir ancak kişinin şikayetleriyle birlikte düşük-normal değerler anlamlı olabilir. Benzer şekilde açlık şekeri normal olsa bile insülin yüksekliği metabolik açıdan önemli olabilir. Bu nedenle sonuçların bütüncül değerlendirilmesi gerekir.


6. İnvitro Laboratuvarı’nda Diyet Öncesi Test Süreci

Diyete başlamadan önce yapılacak testlerin doğru planlanması, sürecin en önemli aşamalarından biridir. Çünkü herkesin ihtiyacı aynı değildir. Bazı kişilerde temel kan tahlilleri yeterli olabilirken, bazı kişilerde hormon testleri, metabolizma testleri veya daha kapsamlı biyokimya değerlendirmeleri gerekebilir.


İnvitro Laboratuvarı’nda diyet öncesi test süreci, kişinin ihtiyaçlarına göre planlanan laboratuvar değerlendirmeleriyle yürütülür. Hemogram tam kan sayımı, temel biyokimya testleri, tiroid fonksiyon testleri, kan şekeri ve insülin değerlendirmeleri, lipid profili, vitamin ve mineral testleri gibi parametreler kişinin şikayetlerine ve hedeflerine göre birlikte ele alınabilir.


Kadıköy laboratuvar arayışında olan kişiler için test sürecinin kolay ulaşılabilir, güvenilir ve standartlara uygun şekilde yürütülmesi önemlidir. İnvitro Laboratuvarı, Kadıköy Moda’da hizmet veren özel laboratuvar yapısıyla kan tahlili, metabolizma testleri ve diyet öncesi değerlendirmeler için destek sunar.

Test sürecinde numune alma işlemi hijyen standartlarına uygun şekilde gerçekleştirilir. Alınan örnekler uygun koşullarda analiz edilir ve sonuçlar anlaşılır şekilde raporlanır. Gerekli durumlarda aynı gün içinde farklı test grupları birlikte planlanabilir. Böylece kişi, diyete başlamadan önce vücudunun mevcut durumunu daha net görebilir.


Diyet sürecine başlamadan önce kan değerlerinizi görmek, eksiklikleri belirlemek ve metabolik riskleri anlamak, daha sağlıklı bir başlangıç yapmanıza yardımcı olabilir. Bu yaklaşım, yalnızca kilo vermeyi değil; sürecin güvenli ve sürdürülebilir ilerlemesini de destekler.


7. Diyete Başlamadan Önce Yapılan Testler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Diyete başlamadan önce kan tahlili şart mı?

Her kişi için zorunlu olmayabilir; ancak sağlıklı ve güvenli bir başlangıç yapmak için kan tahlili faydalıdır. Özellikle halsizlik, kilo verememe, tiroid şüphesi, insülin direnci belirtileri, kansızlık veya vitamin eksikliği ihtimali varsa diyet öncesi testler daha önemli hale gelir.


2. Kilo veremiyorum, hangi testleri yaptırmalıyım?

Kilo vermekte zorlanan kişilerde hemogram, tiroid fonksiyon testleri, açlık kan şekeri, HbA1c, açlık insülini, lipid profili, karaciğer-böbrek fonksiyon testleri, D vitamini, B12 ve ferritin gibi değerler değerlendirilebilir. Gerekli durumlarda ek hormon testleri de istenebilir.


3. Zayıflamak için hangi kan değerlerine bakılır?

Zayıflama sürecine başlamadan önce en sık bakılan değerler arasında hemogram, TSH, serbest T3, serbest T4, açlık glukozu, HbA1c, açlık insülini, kolesterol, trigliserid, ALT, AST, kreatinin, D vitamini, B12, folat ve ferritin yer alır. Hangi testlerin gerekli olduğu kişiye göre değişir.


4. İnsülin direnci kilo vermeyi engeller mi?

İnsülin direnci kilo vermeyi zorlaştırabilir. Çünkü insülin direncinde kan şekeri ve açlık-tokluk dengesi bozulabilir, tatlı isteği ve sık acıkma artabilir. Ancak uygun beslenme, hareket düzeni ve gerekli tıbbi değerlendirme ile bu süreç yönetilebilir.


5. Tiroid bozukluğu kilo aldırır mı?

Tiroid hormonlarının yetersiz çalışması metabolizmayı yavaşlatabilir ve kilo kontrolünü zorlaştırabilir. Ancak kilo artışının tek nedeni her zaman tiroid değildir. Bu nedenle TSH, serbest T3 ve serbest T4 gibi testlerle değerlendirme yapılması önemlidir.


6. Vitamin eksikliği kilo vermeyi etkiler mi?

Vitamin eksiklikleri doğrudan kilo vermeyi durdurmasa da enerji düşüklüğü, kas güçsüzlüğü, halsizlik ve motivasyon kaybı üzerinden süreci zorlaştırabilir. Özellikle D vitamini, B12, folat, demir ve ferritin değerleri diyet öncesinde değerlendirilebilir.


7. Diyet öncesi testler aç karnına mı yapılır?

Bazı testler açlık gerektirir. Açlık kan şekeri, insülin ve lipid profili gibi testler için genellikle 8–12 saatlik açlık istenir. Ancak hemogram veya bazı hormon testleri için açlık her zaman şart olmayabilir. Aynı gün birden fazla test yapılacaksa laboratuvarın yönlendirmesine göre hareket edilmelidir.


8. İletişim ve Destek

Diyete başlamadan önce yapılan testler, vücudun mevcut durumunu anlamak ve kilo verme sürecini daha sağlıklı planlamak açısından önemli bir adımdır. Hemogram tam kan sayımı, tiroid hormon testleri, kan şekeri ve insülin testleri, lipid profili, vitamin-mineral değerlendirmeleri ve temel biyokimya testleri sayesinde kilo kontrolünü etkileyebilecek birçok faktör daha net görülebilir.


İnvitro Laboratuvarı, Kadıköy Moda’da diyet öncesi testler, zayıflama öncesi testler, metabolizma testleri ve kan tahlili süreçlerinde güvenilir laboratuvar hizmeti sunar. Test öncesi bilgilendirme, uygun numune alma süreci ve standartlara uygun analiz yaklaşımı ile sonuçların doğru ve anlaşılır şekilde raporlanmasına destek olur.


Diyete başlamadan önce hangi testleri yaptırmanız gerektiğini öğrenmek, kilo verme sürecinizi etkileyebilecek değerleri değerlendirmek veya mevcut şikayetleriniz için uygun kan tahlili sürecini planlamak istiyorsanız İnvitro Laboratuvarı ile iletişime geçebilirsiniz.


Size en kısa sürede ulaşabilmemiz ve sorularınızı yanıtlayabilmemiz için 0216 414 44 55 numaralı telefondan bize ulaşabilir veya invitro@invitro.com.tr adresine e-posta göndererek destek alabilirsiniz.


Referanslar:


Yorumlar


bottom of page