top of page

Virüs Testlerini Tanıyalım: PCR, Antijen ve Viral Panel Testi Nedir?

  • Yazarın fotoğrafı: İnvitro Laboratuvar
    İnvitro Laboratuvar
  • 16 Oca
  • 11 dakikada okunur
sağlık taraması

Hastalık belirtileri başladığında zihnimizde canlanan ilk soru genellikle şudur: "Acaba sadece üşüttüm mü, yoksa ciddi bir virüsle mi savaşıyorum?" Ateş, öksürük veya halsizlik gibi şikayetler birbirine çok benzediği için hangi patojenin vücudunuzda olduğunu tahmin etmek her zaman mümkün olmayabilir. 

Modern tıp, bu belirsizliği ortadan kaldırmak için bizlere artık sadece semptomlara dayalı tahminler değil, ileri teknoloji laboratuvar verileriyle desteklenen kesin sonuçlar sunmaktadır.

Doğru tedavi sürecinin en kritik adımı, kuşkusuz doğru teşhistir. Yanlış bir tahmin, bazen gereksiz antibiyotik kullanımına, bazen de hastalığın bulaşma riskinin göz ardı edilmesine yol açabilir.

Bu yazımızda, kış aylarında veya mevsim geçişlerinde karşımıza çıkan Influenza (Grip), RSV ve COVID-19 gibi virüsleri tespit eden PCR, Antijen ve kapsamlı Viral Panel testlerini bir uzman gözüyle inceleyeceğiz. Hangi testin ne zaman yapılması gerektiğini ve aralarındaki farkları öğrenerek, sağlığınız için en bilinçli adımı atmanıza yardımcı olmayı hedefliyoruz.





1. Virüs Tespitinde Kullanılan Temel Test Yöntemleri Nelerdir?

Bir virüsün vücudumuzda olup olmadığını anlamak için temelde iki farklı yapıya bakarız: Virüsün ya genetik şifresini ya da yüzeyindeki protein yapılarını inceleriz. Özellikle bulaşıcı hastalıklar söz konusu olduğunda, doğru test yönteminin seçilmesi hayati bir önem taşır. Çünkü doğru teşhis, sadece zaman kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda hastalığın yayılmasını önleyerek hastanın en kısa sürede doğru tedaviye yönlendirilmesini sağlar.


PCR Testi Nedir? 

PCR (Polimeraz Zincir Reaksiyonu), bir virüsün genetik materyalini (RNA veya DNA) doğrudan hedef alan moleküler bir analiz yöntemidir. Bu yöntem, numunede bulunan çok küçük bir genetik parçayı bile laboratuvar ortamında milyonlarca kez çoğaltabilir.

  • Hassasiyet: PCR teknolojisi, virüs yükü çok düşük olsa dahi genetik kodu tespit edebildiği için hastalık tarama testleri arasında en yüksek duyarlılığa sahip yöntemdir.

  • Kapsam: Laboratuvarımızda PCR tekniğiyle Influenza A/B, RSV, adenovirüs ve COVID-19 gibi patojenler yüksek güvenilirlikle analiz edilmektedir.

  • Erken Teşhis: Belirtiler henüz başlamadan veya virüsle temasın hemen ardından yapılan taramalarda virüsü yakalama kabiliyeti en yüksek olan "altın standart" teşhis yöntemidir.

PCR testinin sunduğu bu yüksek hassasiyet, özellikle risk grubundaki bireylerin korunması ve hastalığın yayılımının erkenden engellenmesi adına tıp dünyasındaki en güçlü tanı aracıdır.  Nitekim bilimsel araştırmalar, moleküler yöntemlerin (PCR) geleneksel tanı kitlerine göre çok daha yüksek duyarlılık sunduğunu ve enfeksiyon yönetiminde "altın standart" olduğunu kanıtlamaktadır.

Antijen Testi Nedir? 

Antijen testleri, virüsün genetik koduna değil, virüsün dış yüzeyinde bulunan ve vücudun bağışıklık sistemini tetikleyen spesifik protein yapılarına odaklanır. Bu testler, moleküler bir işlem gerektirmediği için çok daha hızlı sonuç üretir.

  • Pratik ve Hızlı: Sonuçlar genellikle 15-30 dakika gibi kısa bir sürede elde edilir ve toplu alanlarda hızlı karar verilmesi gereken durumlar için ideal bir sağlık taraması aracıdır.

  • Kullanım Zamanlaması: Antijen testleri, vücuttaki virüs miktarının en yüksek olduğu (genellikle semptomların belirginleştiği ilk günler) dönemde en verimli sonucu verir.

  • Bulaşıcı Hastalıkların Kontrolü: Hızlı sonuç verme kabiliyeti sayesinde, özellikle enfekte kişilerin toplumdan hızlıca izole edilmesine yardımcı olur.

Antijen testleri her ne kadar hızlı bir ön tanı sunsa da, virüs yükünün çok düşük olduğu kuluçka evresinde PCR testi kadar hassas olmayabilir; bu nedenle bazen negatif sonuçların PCR ile teyit edilmesi gerekebilir.

Viral Panel Testi Nedir? 

Viral paneller, tek bir sürüntü örneği alınarak onlarca farklı virüs ve bazı bakteriyel etkenlerin aynı anda analiz edildiği, günümüzün en ileri seviye hastalık tarama testleri arasındadır. Bu yöntem, "Hangi virüsle savaşıyorum?" belirsizliğini ortadan kaldıran bütünsel bir yaklaşımdır.

  • Kapsamlı Analiz: Tek bir işlemle Influenza, COVID-19, RSV ve adenovirüs gibi birbirine benzeyen semptomlar gösteren patojenlerin ayrımı net bir şekilde yapılır.

  • Doğru Tedaviye Rehberlik: Sadece virüsleri değil, bazı bakteriyel etkenleri de tarayabildiği için doktorun tedavi planlamasında antibiyotik mi yoksa antiviral mi kullanılması gerektiğine ışık tutar.

  • Erken Tespit: Enfeksiyonun henüz ilk aşamalarında, hangi ajanın hastalık yaptığını bilmek tedavi sürecini hızlandırır ve gereksiz ilaç kullanımının önüne geçer.

PCR ve antijen testleri, bulaşıcı hastalıkların teşhisinde en yaygın başvurulan iki yöntemdir; ancak çalışma prensipleri ve sundukları avantajlar bakımından birbirlerinden keskin çizgilerle ayrılırlar. Hangi yöntemin seçileceği, genellikle şikayetlerin başlangıç zamanına ve ne kadar kesin bir sonuca ihtiyaç duyulduğuna göre belirlenir. Şimdi de bu iki temel yöntem arasındaki teknik farklar ve klinik önemlerine bakalım



2. PCR ve Antijen Testi Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bulaşıcı hastalıkların yayılımını kontrol altına almak ve kişiye özel doğru tedavi planını oluşturmak için bu iki testin kapasitesini bilmek hayatidir. İnvitro Laboratuvarı bünyesinde gerçekleştirilen hastalık tarama testleri sürecinde, uzmanlarımız hastanın klinik durumuna göre en uygun yöntemi önermektedir.

  • Duyarlılık ve Hassasiyet: PCR testi, virüsün genetik kodunu (RNA/DNA) hedef aldığı ve laboratuvar ortamında bu kodu milyonlarca kez çoğalttığı için antijen testine göre çok daha hassastır. Vücutta virüs miktarı çok az olsa dahi PCR ile tespit edilebilirken, antijen testi bu evrede yetersiz kalabilir. Örneğin, virüsle yeni temas eden ve henüz belirti göstermeyen bir kişide PCR "pozitif" sonuç verebilirken, antijen testi virüs yükü düşük olduğu için "yalancı negatif" sonuç üretebilir.

  • Analiz Hızı: Antijen testleri, "hızlı tanı kiti" prensibiyle çalışır ve genellikle 15-30 dakika gibi çok kısa bir sürede sonuç verir. Bu hız, acil kararlar verilmesi gereken durumlar (seyahat, toplu etkinlikler vb.) için büyük bir operasyonel avantaj sağlar. PCR testi ise numunenin laboratuvara ulaşması ve moleküler döngülerin tamamlanması gerektiğinden daha uzun bir süre (genellikle aynı gün içinde) raporlanır.

  • Doğruluk Payı ve Yanılma Riski: Antijen testlerinde, özellikle semptomların henüz başlamadığı kuluçka evresinde veya hastalığın son döneminde "yalancı negatiflik" (hastalık var olduğu halde sonucun negatif çıkması) riski PCR'a oranla daha yüksektir. PCR testinde ise moleküler hassasiyet nedeniyle yanılma payı minimumdur; bu sebeple PCR, bir sağlık taraması sürecinde teyit edici "altın standart" yöntem olarak kabul edilir.

Her iki testin farklarını şu tabloda kısaca özetleyebiliriz:


Özellik

PCR Testi (Moleküler)

Antijen Testi (Hızlı Tanı)

Hedef Yapı

Virüsün genetik kodu (DNA/RNA)

Virüsün yüzey proteinleri

Hassasiyet

Çok Yüksek: Çok az miktardaki virüsü bile çoğaltarak yakalar.

Orta: Virüs miktarının yüksek olması gerekir.

Sonuç Süresi

Genellikle aynı gün (Saatler)

15 - 30 dakika

Yanılma Riski

Minimumdur; "Altın Standart" kabul edilir.

Kuluçka döneminde "Yalancı Negatif" riski yüksektir.

En Uygun Zaman

Belirti öncesi, kuluçka dönemi ve teşhis teyidi.

Belirtilerin yoğun olduğu (İlk 5 gün) hızlı tarama.

Kullanım Amacı

Kesin teşhis ve sağlık taraması.

Hızlı izolasyon ve operasyonel kolaylık.


Testler arasındaki bu temel farklar, tanı koyma sürecinde zamanlamanın neden her şey olduğunu kanıtlamaktadır. Hangi testin sizin durumunuz için en güvenilir sonucu vereceğini belirlemek, hastalığın seyrini doğrudan etkileyebilir.



3. PCR Testi Nasıl Çalışır? Virüsün Genetik Kodunu Okumak

PCR teknolojisi, günümüzde tıp dünyasının virüsleri tanımak için kullandığı en gelişmiş ve güvenilir yöntemdir. Bu yöntem, bir sağlık taraması sırasında vücuttaki en küçük yabancı genetik izi bile bulup ortaya çıkarabilecek kapasiteye sahiptir.

Moleküler Teşhisin Gücü: DNA ve RNA Analizi

PCR testi, hastadan alınan sürüntü örneğindeki virüse ait genetik materyali belirler. Özel enzimler ve hassas cihazlar yardımıyla bu materyal laboratuvar ortamında çoğaltılır.

  • Kesin Kanıt: Genetik kodun doğrudan taranması, virüsün vücuttaki varlığına dair en somut ve bilimsel kanıtı sunar.

  • Geniş Patojen Yelpazesi: İnvitro Laboratuvarı, PCR yöntemiyle influenza A/B, RSV, adenovirüs ve COVID-19 gibi çok çeşitli patojenlerin tespitini gerçekleştirmektedir.

Bu moleküler süreç sayesinde virüs, hücrelerin içinde saklanıyor olsa bile genetik ayak izinden tanınabilir ve teşhis edilebilir.

PCR Testi Sonucu Neden Geç Çıkar?

Hızlı antijen testleri basit bir kimyasal reaksiyonla renk değişimi sunarken, PCR testi titiz bir laboratuvar prosedürü gerektirir.

  • Aşamalı Süreç: Numune hazırlama, RNA/DNA ekstraksiyonu (ayırma) ve çoğaltma döngüleri teknik bir zaman dilimine ihtiyaç duyar.

  • Uzman Onayı: Her PCR sonucu, uzman biyokimyagerler tarafından grafik verileri incelenerek onaylanır.

Bu bekleme süresi, testin doğruluğu ve teşhisin kesinliği açısından en güvenilir sonuçların elde edilmesini sağlayan zorunlu bir süreçtir.

Özellikle birden fazla virüsün aynı anda dolaşımda olduğu mevsimlerde, semptomların birbirine tıpatıp benzemesi hem hastalar hem de hekimler için teşhis sürecini zorlaştırabilir. İnvitro Laboratuvarı, bu karmaşayı gidermek amacıyla sunduğu ileri teknoloji sağlık tarama testleri ile tek bir numuneden kapsamlı bir yanıt alınmasını sağlar.



4. Viral Panel Testleri: "Hangi Virüs Olduğunu Bilmiyorum" Diyenler İçin

Ateş, boğaz ağrısı ve yoğun halsizlik şikayetiyle başvuran bir hastada bu belirtilerin sorumlusu COVID-19 olabileceği gibi, İnfluenza (Grip) veya son yıllarda çocuklarda sıkça görülen RSV de olabilir. Viral paneller, bu belirsizliği tek bir seferde çözmek için moleküler düzeyde tasarlanmıştır.

Kombine Solunum Patojen Paneli: Virüs ve Bakterilerin Tek Örnekle Analizi

İnvitro Laboratuvarı'nın sunduğu kombine solunum patojen paneli, geleneksel yöntemlere göre çok daha geniş bir spektrumda analiz sunan gelişmiş bir sistemdir.

  • Çoklu Patojen Tespiti: Bu panel ile sadece tek bir virüs değil; İnfluenza A/B, RSV, adenovirüs ve COVID-19 gibi birçok farklı patojen tek bir sürüntü örneği üzerinden aynı anda analiz edilebilir.

  • Bakteriyel Etkenlerin Ayrımı: Panelin en önemli özelliklerinden biri, sadece virüsleri değil, Bordetella pertussis (boğmaca) gibi bazı bakteriyel etkenleri de tarayabilmesidir.

  • Karma Enfeksiyonların Yakalanması: Bilimsel çalışmalar, bazen vücudun aynı anda iki farklı virüsle (co-infection) savaştığını göstermektedir; bu paneller sayesinde ikincil enfeksiyonlar gözden kaçmaz.

Bu kapsamlı analiz, hastanın akciğerlerine inme riski olan patojenleri erkenden belirleyerek tedavi stratejisinin kişiselleştirilmesini sağlar.

Erken Teşhis ve Doğru Tedavi Planlamasında Panellerin Rolü

Enfeksiyonun ilk evrelerinde gerçekleştirilen bir sağlık taraması, tedavi planlamasında kritik zaman kazandırır ve iyileşme sürecini hızlandırır.

  • Antiviral Tedaviye Hızlı Başlangıç: Hangi virüsle karşı karşıya olduğunuzu bilmek, doktorunuzun size en uygun antiviral tedaviyi (örneğin gribe karşı oseltamivir gibi) en etkili olduğu ilk 48 saat içinde başlatmasını sağlar.

  • Gereksiz Antibiyotik Kullanımının Önlenmesi: Viral bir enfeksiyona antibiyotik etki etmez; bu testler sayesinde gereksiz ilaç yükü ve antibiyotik direnci riski ortadan kalkar.

  • Bulaşın Önlenmesi: Patojenin türünü bilmek, özellikle evde yaşlı veya kronik hastalığı olan bireyler varsa, izolasyon önlemlerinin ne kadar sıkı tutulması gerektiği konusunda net bir rehberlik sunar.

Solunum Yolu Paneli: İnfluenza, COVID-19 ve RSV Ayrımı

Klinik belirtileri birbirine çok benzeyen İnfluenza (grip), COVID-19 ve RSV, aslında vücutta farklı seyirler izleyen ve farklı risk gruplarını etkileyen virüslerdir. Solunum yolu paneli, benzer şikayetlerle maskelenen bu hastalıkları birbirinden net bir şekilde ayırarak, her virüs için en doğru tedavi yönteminin belirlenmesini ve olası risklerin erkenden yönetilmesini sağlar.

  • İnfluenza (Grip): Hızlı başlangıçlı yüksek ateş ve kas ağrısı ile karakterizedir; viral panellerle A ve B suşları saniyeler içinde ayrıştırılabilir.

  • RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs): Özellikle küçük çocuklarda bronşit riskini artırır; bu virüsün erkenden teşhisi hastaneye yatış gerekliliğini belirlemede kritiktir.

  • Adenovirüs ve Diğerleri: Boğaz ağrısı ve göz iltihabı gibi belirtilerle gribe eşlik edebilen diğer viral etkenlerin tespiti, hastalığın gidişatını anlamamıza yardımcı olur.

Sonuç olarak; belirtiler birbirine ne kadar benzerse benzesin, hastalığın gerçek sorumlusunu bilmek tedavi sürecinin en kritik basamağıdır. Hastalığa neden olan virüsün net bir şekilde belirlenmesi, yanlış ilaç kullanımını engelleyerek vücudunuzu gereksiz yere yormadan en kısa sürede sağlığınıza kavuşmanıza imkan tanır.



5. Belirtilere Göre Hangi Test Ne Zaman Yapılmalı?

Bulaşıcı hastalıkların teşhisinde "pencere dönemi" dediğimiz, virüsün vücutta olduğu ancak henüz testlerle saptanamadığı bir süreç vardır. İnvitro Laboratuvarı'nda gerçekleştirdiğimiz hastalık tarama testleri ile bu süreci en doğru şekilde yöneterek yanıltıcı sonuçların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Kuluçka Süresi: Belirtiler Başlamadan Test Yapılır mı?

Virüsle temas ettikten sonra belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süreye kuluçka süresi denir.

  • Temas Sonrası İlk Günler: Temasın hemen ardından (ilk 24-48 saat) yapılan testler genellikle negatif sonuç verir. Çünkü virüsün saptanabilir bir seviyeye ulaşması için zamana ihtiyacı vardır.

  • Erken Teşhis: Eğer bir temas şüpheniz varsa ve henüz belirti göstermiyorsanız, sağlık taraması kapsamında PCR testi yaptırmak en mantıklı seçenektir. PCR, virüs miktarının çok düşük olduğu bu evrede bile genetik materyali yakalayabilir.

İlk 5 Gün: Antijen ve PCR'ın Başarı Oranları

Semptomların (ateş, boğaz ağrısı, halsizlik) başladığı ilk 3 ila 5 gün, virüs yükünün en yüksek olduğu dönemdir.

  • Hızlı Tanı Avantajı: Bu dönemde antijen testleri oldukça yüksek doğrulukla çalışır. Hızlıca izolasyon kararı almak ve bulaşıcı hastalıkların yayılımını durdurmak için antijen testi bu evrede pratik bir çözümdür.

  • Geniş Tarama: Eğer belirtileriniz şiddetliyse, sadece tek bir virüse bakmak yerine "Viral Panel" yaptırarak diğer olası etkenleri de (Grip, RSV vb.) bu evrede netleştirebilirsiniz.

Hastalık Sonrası: Testin Negatifleşme Süreci

İyileşme belirtileri başladıktan sonra testlerin ne zaman negatife döneceği kişiden kişiye değişir.

  • PCR'ın Hassasiyeti: PCR testi o kadar duyarlıdır ki, hastalık bittikten ve bulaşıcılık geçtikten sonra bile vücutta kalan "ölü virüs parçacıklarını" saptayarak haftalarca pozitif sonuç verebilir.

  • İşe/Okula Dönüş: Genellikle iyileşme sonrası takipte antijen testlerinin negatifleşmesi, vücuttaki aktif virüs proteinlerinin azaldığını göstermesi bakımından klinik olarak takip edilebilir.

Özetle; testin başarısı sadece laboratuvarın hassasiyetine değil, doğru zamanda yapılmasına da bağlıdır. Temasın hemen ardından sabırlı olmak, belirtiler başladığında ise vakit kaybetmeden harekete geçmek en sağlıklı yaklaşımdır. 



6. İnvitro Laboratuvarı’nda Virüs Test Süreci ve Güvenilirlik

Bir sağlık taraması yaptırırken sonucun hızı kadar, o sonucun arkasındaki bilimsel titizlik ve uzmanlık da hayati önem taşır. 1993 yılından bu yana Kadıköy Moda’nın tek özel laboratuvarı olarak hizmet veren İnvitro Laboratuvarı, bini aşkın test çeşidi ve 30 yılı aşkın derin tecrübesiyle teşhis süreçlerinde en yüksek standartları sunmaktadır. Virüs testleri sadece teknik birer çıktıdan ibaret değildir; her sonuç, hastanın klinik durumuyla birlikte profesyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir.

Laboratuvarımızda yürütülen tüm PCR, antijen ve viral panel süreçleri, uzman biyokimya kadromuzun doğrudan denetimi altında gerçekleştirilmektedir. Sağlık Bakanlığı akreditasyonuna sahip olan merkezimiz, uluslararası kalite kontrol standartlarına uygun şekilde çalışarak hata payını moleküler düzeyde minimize eder. Kadıköy’ün merkezindeki stratejik konumumuz, numunelerin laboratuvar ortamına en taze haliyle ulaşmasını sağlayarak analiz hassasiyetini en üst seviyeye taşır.

Bulaşıcı hastalıkların tespitinde zamanla yarışıldığının bilinciyle, şeffaf bilgi akışını tüm süreçlerimize entegre ediyoruz. Randevu planlamasından sonuçların anlaşılır bir dille raporlanmasına kadar her aşamada hastalarımıza profesyonel bir rehberlik sunuyoruz. Özellikle ateş, halsizlik veya eklem ağrıları gibi semptomlar nedeniyle laboratuvara gelmekte zorlanan hastalarımız için sunduğumuz mobil örnek alma hizmeti, bu süreci çok daha güvenli bir hale getirmektedir.

İnvitro Laboratuvarı olarak amacımız, sadece bir test merkezi olmanın ötesine geçerek; bulaşıcı hastalıklar ve hastalık tarama testleri konusunda sağlığınızı bilimsel temellerle emanet edebileceğiniz güvenilir bir çözüm ortağı olmaktır.



7. PCR, Antijen ve Viral Panel Testleri Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)

Virüs testleri ve teşhis yöntemleri hakkında merak edilenler, özellikle salgın dönemlerinde kafa karışıklığına yol açabilmektedir. Doğru testi doğru zamanda yaptırmak, hem iyileşme sürecini hızlandırır hem de sevdiklerinizi korumanızı sağlar. İnvitro Laboratuvarı  olarak bu bölümde en çok merak edilen  soruları sizin için yanıtladık.


PCR testi kaç saatte sonuçlanır? 

PCR testi, moleküler bir döngü ve hassas bir laboratuvar süreci gerektirdiği için hızlı antijen testlerine göre daha uzun sürer. İnvitro Laboratuvarı’nda numunenin laboratuvarımıza ulaşmasını takiben, analiz süreci titizlikle tamamlanır ve sonuçlar genellikle aynı gün içerisinde dijital ortamda raporlanır.

Evde yapılan hızlı antijen testleri ne kadar güvenilir? 

Eczanelerden temin edilen ev tipi hızlı test kitleri pratik bir ön bilgi sunsa da, numune alım hataları ve düşük virüs yüklerinde "yalancı negatif" sonuç verme riskleri oldukça yüksektir. Profesyonel bir sağlık taraması için, örneklerin uzman sağlık personeli tarafından steril koşullarda alınması ve laboratuvar ortamında valide edilmesi en güvenilir yöntemdir.

Viral panel testi ile hangi virüsler tespit edilebilir? 

Kombine solunum yolu panellerimiz ile başta İnfluenza A ve B (mevsimsel grip), COVID-19 (SARS-CoV-2) ve RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs) olmak üzere; Adenovirüs, Rhinovirüs ve bazı bakteriyel enfeksiyon ajanları tek bir örnek üzerinden aynı anda tespit edilebilmektedir.

Boğaz ağrısı ve yüksek ateş durumunda ilk hangi test yapılmalı? 

Semptomların birbirine çok benzediği dönemlerde, sadece tek bir virüse odaklanmak yerine "Kapsamlı Viral Panel" testi yaptırmak en mantıklı adımdır. Bu sayede hastalığın kaynağının bir virüs mü yoksa antibiyotik tedavisi gerektiren bir bakteri mi olduğu netleşir, böylece yanlış ilaç kullanımının önüne geçilir.

Belirtilerim yok ama temaslıyım, ne zaman test yaptırmalıyım? 

Virüsle temastan hemen sonra yapılan testler, virüs henüz saptanabilir seviyeye ulaşmadığı için negatif sonuç verebilir. En doğru sonuç için temasın üzerinden en az 3 ila 5 gün geçmesi önerilir. Ancak erken teşhis isteniyorsa, duyarlılığı en yüksek olan PCR testi tercih edilmelidir.



8. İletişim ve Destek

Enfeksiyonların doğru yönetilmesi, ancak virüslerin türünü ve yayılım hızını belirleyen bilimsel test yöntemleriyle mümkündür. PCR, antijen ve kapsamlı viral paneller, hastalığın seyrini belirlemek ve doğru tedaviye vakit kaybetmeden başlamak için modern tıbbın sunduğu en güvenilir araçlardır. İnvitro Laboratuvarı, Kadıköy’de sunduğu profesyonel hizmetlerle hem kesin tanı hem de şeffaf bilgilendirme süreçlerini sizin için kolaylaştırır. Uzman laboratuvar ekibimiz, yapılan testlerin bilimsel doğruluğunu sağlarken, sonuçların her aşamasında sizlere anlaşılır ve güncel veriler sunar.

İnvitro Laboratuvarı olarak sadece ileri teknolojiyle analiz yapmakla kalmıyor, sizinle birebir iletişim kurarak tüm süreci en konforlu şekilde geçirmenizi sağlıyoruz. Online sonuç sorgulama sistemimiz ve uzman destek hattımız sayesinde sorularınıza hızla yanıt alabilir, test sonuçlarınızı dilediğiniz yerden kolayca takip edebilirsiniz. Böylece hem kendinizi güvende hisseder hem de sağlığınızla ilgili en doğru adımları, uzman rehberliğinde atabilirsiniz.

Size en kısa sürede ulaşabilmemiz ve ihtiyacınız olan test sürecini planlayabilmek için 0 (216) 414 44 55 numaralı telefondan ya da invitro@invitro.com.tr adresine e-posta göndererek bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sorularınızı paylaşın, birlikte en doğru çözüme ve sağlıklı günlere ulaşalım.



Referanslar:

Yorumlar


bottom of page