Kadınlarda Tiroit Hastalıkları Neden Daha Sık Görülür? Hangi Testler Yapılmalı?
- İnvitro Laboratuvar

- 3 gün önce
- 10 dakikada okunur

Tiroit bezi, boynun ön kısmında yer alan ve ürettiği hormonlarla vücuttaki hemen hemen her hücrenin çalışma hızını belirleyen hayati bir organdır. Metabolizmanın düzenlenmesinden vücut ısısının korunmasına, kalp ritminden üreme sağlığına kadar pek çok temel fonksiyon, troid hormonu seviyelerinin dengesine bağlıdır. Ancak tıbbi veriler, tiroit fonksiyon bozukluklarının kadınlarda erkeklere oranla 5 ila 8 kat daha fazla görüldüğünü ortaya koymaktadır. İstatistiksel olarak her sekiz kadından birinin hayatının belirli bir döneminde tiroit sorunuyla karşılaşma riski bulunmaktadır.
Kadınlarda bu tablonun çok daha sık görülmesinin temelinde; yaşam boyu süregelen hormonal değişimler, bağışıklık sistemi farklılıkları ve genetik yatkınlıklar gibi tıbbi nedenler yer alır. Özellikle ergenlik, gebelik ve menopoz gibi geçiş süreçleri, tiroit bezinin işleyişini doğrudan etkileyerek dengesizliklere zemin hazırlar. Bu durum, kadın sağlığı için düzenli kontrolü ve spesifik troit testleri ile sürecin takip edilmesini zorunlu kılar.
Bu rehberde, kadınlarda troit hastalıkları nedenlerini detaylandırırken, doğru teşhis için yapılması gereken laboratuvar testi süreçlerini ve hormon testleri ile ilgili bilinmesi gereken temel noktaları ele alacağız.
1. Tiroit Nedir? Temel Görevleri Nelerdir?
Tiroit bezi, boynun ön tarafında yer alan ve ürettiği hormonlarla vücudun genel çalışma temposunu belirleyen kritik bir organdır. Temel işlevi, kana belirli miktarda troid hormonu salgılayarak sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışmasını sağlamaktır. Vücut hücrelerinin enerjiyi ne kadar hızlı tüketeceğini belirleyen bu süreç, yaşam kalitesini doğrudan etkiler.
Tiroit bezinin ürettiği ana hormonlar olan Tiroksin (T4) ve Triiyodotironin (T3), vücutta şu temel görevleri üstlenir:
Metabolizma ve Enerji Yönetimi
Tiroit hormonları, vücudun besinleri enerjiye dönüştürme hızını kontrol eder. Hücrelerin çalışma hızını ayarlayarak kilo kontrolü, sindirim hızı ve genel enerji seviyeleri üzerinde belirleyici rol oynar.
Kardiyovasküler Fonksiyonlar ve Isı Dengesi
Kalp atış hızını, kan basıncını ve damarların genişleyip daralmasını düzenler. Ayrıca vücut ısısının stabil kalmasını sağlayarak metabolik ısının çevre şartlarına uyumunu yönetir.
Üreme Sağlığı ve Hormonal Düzen
Özellikle kadınlarda üreme sisteminin sağlıklı işlemesi için tiroit hormonları vazgeçilmezdir. Yumurtlama döngüsü, adet düzeni ve gebeliğin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, bu hormonların dengeli seviyede olmasına bağlıdır.
Zihinsel ve Bilişsel İşlevler
Tiroit fonksiyonları beyin sağlığıyla doğrudan ilişkilidir. Odaklanma yeteneği, hafıza performansı ve duygusal durumun dengelenmesi üzerinde etkileri bulunur. Bu dengenin bozulması, kadınlarda troit hastalıkları kapsamında sıkça görülen ruh hali değişimlerinin temel nedenlerinden biridir.
Tiroit bezinin bu hayati görevlerini yerine getirip getirmediğini anlamak için profesyonel bir laboratuvar testi süreci ile hormon seviyelerinin ölçülmesi gerekmektedir.
Tiroit Hormonu Testi hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz ‘‘Tiroit Hormonu Testi Nedir? Ne Zaman Yapılır?’’ adlı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.
2. Kadınlarda Tiroit Hastalıkları Neden Daha Sık Görülür?
Tıbbi araştırmalar, kadınların tiroit bozukluklarına yakalanma olasılığının erkeklerden 5 ila 8 kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu çarpıcı fark, sadece tesadüf değil; kadın anatomisinin ve biyolojik süreçlerinin tiroit fonksiyonları üzerindeki karmaşık etkisinin bir sonucudur.
Hormonal Dalgalanmalar ve Yaşam Döngüsü
Kadın vücudu, yaşam boyu erkeklere oranla çok daha fazla hormonal değişimler yaşar. Bu değişimler, tiroit bezinin çalışma temposunu doğrudan etkileyen tetikleyicilerdir:
Ergenlik Dönemi: Vücut gelişirken artan hormon talebi, tiroit bezini baskı altına alabilir.
Gebelik Süreci: Hamilelik sırasında insan koryonik gonadotropini (hCG) ve östrojen seviyeleri yükselir. Bu artış, tiroit bezinin daha fazla çalışmasına neden olur ve geçici veya kalıcı bozuklukları tetikleyebilir.
Doğum Sonrası (Postpartum): Doğumdan sonraki ilk bir yıl içinde bağışıklık sisteminin değişmesiyle "postpartum tiroiditi" adı verilen durum gelişebilir.
Menopoz: Östrojen seviyelerindeki ani düşüş, tiroit fonksiyonlarını bozarak yorgunluk ve sıcak basması gibi belirtilerin şiddetlenmesine yol açabilir.
Otoimmün Sistem Farklılıkları
Kadınlarda tiroit hastalıklarının daha sık görülmesinin en temel nedenlerinden biri, bağışıklık sisteminin çalışma prensibidir. Kadınların bağışıklık sistemi genel olarak daha güçlüdür ancak bu durum, sistemin kendi dokularına saldırdığı otoimmün hastalıklara karşı bir yatkınlık yaratır.
Hashimoto Tiroiditi: Bağışıklık sisteminin tiroit bezine saldırması sonucu oluşan bu hastalık, kadınlarda görülen hipotiroidizmin en yaygın nedenidir.
Graves Hastalığı: Bağışıklık sisteminin bezin aşırı çalışmasına neden olduğu bu durum da kadınlarda çok daha baskındır.
Östrojen Hormonunun Rolü
Östrojen, tiroit hücrelerinin işleyişi üzerinde doğrudan etkilidir. Yüksek östrojen seviyeleri, kanda tiroit hormonlarını taşıyan proteinlerin miktarını artırır. Bu durum, dokular tarafından kullanılabilir "serbest" hormon miktarında dengesizliklere yol açabilir. Bu karmaşık etkileşim, kadınlarda tiroit hastalıkları teşhisinde neden daha hassas bir yaklaşım gerektiğini açıklar.
Genetik ve Çevresel Tetikleyiciler
Biyolojik faktörlerin yanı sıra, kadın sağlığını etkileyen diğer önemli unsurlar şunlardır:
Aile Öyküsü: Bir kadının birinci derece kadın akrabalarında tiroit sorunu varsa, kendisinde görülme riski katlanarak artar.
İyot Eksikliği: Tiroit hormonlarının hammaddesi olan iyotun eksikliği, kadınlarda guatr ve nodül oluşumunu daha hızlı tetikler.
Kronik Stres: Yoğun stres, kortizol hormonu üzerinden tiroit aksını bozarak mevcut yatkınlıkları klinik bir hastalığa dönüştürebilir.
Bu biyolojik yatkınlıklar nedeniyle, belirli periyotlarla profesyonel bir laboratuvar testi yaptırmak, hastalıkların belirti vermeden tespit edilmesini sağlar.

3. Tiroit Hastalıkları Nelerdir?
Kadınlarda tiroit bozuklukları genel olarak bezin çalışma hızına veya yapısındaki değişikliklere göre sınıflandırılır. Bu hastalıkların büyük bir kısmı bağışıklık sisteminin kendi dokusunu hedef almasıyla (otoimmün) gelişir. İşte en sık karşılaşılan tiroit hastalıkları:
Hipotiroidi (Tiroit Bezin Az Çalışması)
Tiroit bezinin vücudun ihtiyaç duyduğu miktarda troid hormonu üretememesi durumudur. Metabolizma yavaşlar ve vücut fonksiyonları sekteye uğrar. Kadınlarda görülen hipotiroidinin en yaygın nedeni Hashimoto Tiroiditi'dir.
Hashimoto Tiroiditi: Bağışıklık sisteminin tiroit bezine saldırarak orada kronik bir iltihaplanma yaratmasıdır. Zamanla bez hasar görür ve hormon üretimi yetersiz kalır.
Hipertiroidi (Tiroit Bezinin Aşırı Çalışması)
Bezin gereğinden fazla hormon üretip kana salgılamasıdır. Bu durum metabolizmanın aşırı hızlanmasına neden olur. Kadınlarda bu tablonun arkasındaki en sık neden Graves Hastalığı'dır.
Graves Hastalığı: Bağışıklık sisteminin tiroit bezini sürekli uyararak kontrolsüzce hormon üretmesine yol açan otoimmün bir bozukluktur. Gözlerde belirginleşme (fırlama) gibi karakteristik belirtilerle seyredebilir.
Tiroit Nodülleri ve Guatr
Tiroit bezinin yapısında meydana gelen fiziksel değişimleri kapsar:
Guatr: Tiroit bezinin normalden daha büyük bir hacme ulaşmasıdır. İyot eksikliği veya iltihabi durumlar buna neden olabilir.
Nodüller: Bez içinde oluşan katı veya sıvı dolu kitlelerdir. Kadınlarda nodül görülme sıklığı oldukça yüksektir. Çoğunluğu iyi huylu olsa da, uzman bir hekim tarafından takip edilmeli ve gerekirse biyopsi ile değerlendirilmelidir.
Postpartum Tiroiditi (Doğum Sonrası Tiroit İltihabı)
Sadece kadınlara özgü bir durum olan bu hastalık, doğumdan sonraki ilk bir yıl içinde gelişir. Genellikle önce kısa bir hipertiroidi dönemi, ardından hipotiroidi dönemi yaşanır. Çoğu zaman geçicidir ancak bazı kadınlarda kalıcı hipotiroidiye dönüşebilir.
4. Hipotiroit (Tiroit Düşüklüğü) Belirtileri Nelerdir?
Hipotiroidi belirtileri genellikle sinsi ilerler ve yavaş yavaş ortaya çıkar. Pek çok kadın bu belirtileri yaşlanma, mevsim değişikliği veya yorgunluk ile karıştırabilir. Ancak hücrelerin yeterli enerji üretemediği bu tabloda şu belirtiler belirgindir:
Kronik Yorgunluk ve Halsizlik: Dinlenmeye rağmen geçmeyen, sabahları uyanmakta zorluk çekilen yoğun bitkinlik hissi.
Kilo Değişimleri: Beslenme alışkanlığı değişmese bile kilo artışı veya kilo vermekte aşırı zorlanma.
Cilt ve Saç Sorunları: Ciltte kuruluk, saç dökülmesi, saç tellerinde incelme ve kaşların dış kısımlarında seyrelme.
Isı Hassasiyeti: Çevredeki insanlar için normal olan ısılarda bile aşırı üşüme, el ve ayakların sürekli soğuk olması.
Zihinsel Bulanıklık: Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve "beyin sisi" olarak adlandırılan konsantrasyon kaybı.
Duygusal Değişimler: Mutsuzluk, depresif ruh hali ve isteksizlik.
Sindirim ve Ödem: Kabızlık şikayetleri ve özellikle sabahları yüzde, göz çevresinde oluşan şişkinlik (ödem).
5. Hipertiroit (Tiroit Yüksekliği) Belirtileri Nelerdir?
Hipertiroidi, vücudun tüm sistemlerinin gereğinden hızlı çalışması durumudur. Metabolizmanın bu kontrolsüz hızlanması, kadın sağlığı üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratıcı belirtilerle kendini gösterir:
Ani Kilo Kaybı: İştahın normal olmasına, hatta artmasına rağmen açıklanamayan ve hızlı kilo kaybı yaşanması.
Çarpıntı ve Nabız Yüksekliği: Dinlenme halindeyken bile kalbin hızla çarpması (taşikardi), düzensiz kalp ritmi hissi.
Psikolojik Hassasiyet: Aşırı sinirlilik, tahammülsüzlük, huzursuzluk ve panik atak benzeri kaygı bozuklukları.
Titreme ve Kas Güçsüzlüğü: Özellikle ellerde ve parmaklarda ince titremeler, merdiven çıkarken zorlanmaya neden olan kas zayıflığı.
Sıcağa Tahammülsüzlük: Diğer insanların üşüdüğü ortamlarda bile aşırı terleme ve sıcağa karşı yoğun hassasiyet.
Uyku Bozuklukları: Uykuya dalmakta güçlük, gece sık sık uyanma ve buna bağlı olarak gelişen gün içi bitkinlik.
Adet Düzensizlikleri: Adet dönemlerinin normalden daha kısa sürmesi veya kanama miktarının belirgin şekilde azalması.
6. Tiroit Krizi Nedir?
Tiroit krizi (tiroit fırtınası), hipertiroidinin nadir görülen ancak hayati risk taşıyan en uç noktasıdır. Bu tablo, vücuttaki troid hormonu seviyelerinin aniden kontrol edilemez düzeylere çıkmasıyla oluşur. Genellikle tedavi edilmemiş hipertiroidi hastalarında; ağır enfeksiyonlar, travmalar veya stresli cerrahi operasyonlar gibi tetikleyicilerle ortaya çıkar.
Tiroit krizi belirtileri şunları içerir:
39-40 dereceyi bulan çok yüksek ateş,
Aşırı yüksek kalp hızı ve ritim bozuklukları,
Aşırı terleme ve sıvı kaybı (dehidrasyon),
Kafa karışıklığı, sanrılar veya bilincin kapanması.
Özellikle kadınlarda troit hastalıkları belirtileri ihmal edildiğinde risk artabileceğinden, erken teşhis hayati önem taşır.
7. Tiroit Tanısı İçin Hangi Testler Yapılmalıdır?
Tiroit hastalıklarının teşhis süreci, kişinin şikayetlerinin uzman bir hekim tarafından dinlenmesiyle başlar. Ancak tiroit bozukluklarının belirtileri bazen başka sağlık sorunlarıyla karışabildiği için, sadece klinik tabloya bakarak kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Doğru teşhis için kandaki hormon seviyelerinin ölçüldüğü bir laboratuvar testi aşaması şarttır.
Teşhis sürecinde kullanılan en temel hormon testleri ve bu testlerin vücudumuzdaki karşılıkları şunlardır:
TSH (Tiroit Uyarıcı Hormon): Tiroit bezinin çalışmasını komuta eden ana hormondur. Hipofiz bezinden salgılanır ve tiroit bezine "hormon üret" talimatını verir. TSH değerinin normalden düşük olması bezin aşırı çalıştığını (hipertiroidi), yüksek olması ise bezin yetersiz çalıştığını (hipotiroidi) gösterir.
Serbest T3 ve Serbest T4: Kanda serbest halde dolaşan ve metabolizmayı doğrudan yöneten aktif troid hormonu türleridir. Bu değerler, bezin o anki gerçek performansını ve hücreler üzerindeki etkisini yansıtır.
Anti-TPO ve Anti-TG Antikorları: Bağışıklık sisteminin tiroit bezini bir tehdit olarak algılayıp algılamadığını ölçer. Özellikle kadınlarda çok sık görülen Hashimoto ve Graves gibi otoimmün hastalıkların kesin tanısında bu antikor testleri hayati rol oynar.
Tiroit Ultrasonu: Kan testlerinin yanı sıra bezin fiziksel yapısını incelemek için kullanılır. Bezin boyutlarını, iltihabi durumunu ve özellikle elle muayenede fark edilemeyen nodüllerin varlığını görüntülemek için altın standarttır.
Kadınlarda troit testleri söz konusu olduğunda, bu parametrelerin tek başına değil, bir panel halinde değerlendirilmesi gerekir. İnvitro Laboratuvarı gibi tıbbi teşhis alanında uzmanlaşmış merkezlerde uygulanan kapsamlı paneller, tüm bu verileri bir arada sunarak hekimlerin en doğru tanıyı koymasına olanak tanır.

8. Tiroit Hastalıklarında Tedavi Seçenekleri
Tiroit hastalıklarında tedavi yaklaşımı, hastalığın türüne (az çalışma veya aşırı çalışma), belirtilerin şiddetine ve kişinin genel sağlık durumuna göre kişiselleştirilir. Tedavideki temel amaç, tiroit hormonu seviyelerini normal sınırlara çekerek vücudun metabolik dengesini yeniden tesis etmektir.
Hipotiroidi ve Hashimoto Tedavisi
Tiroit bezinin yetersiz çalıştığı durumlarda uygulanan standart yöntem Hormon Replasman Tedavisi'dir. Vücudun üretemediği hormon, dışarıdan ilaç formunda alınarak eksiklik giderilir.
İlaç Kullanımı: Genellikle sabahları aç karnına alınan sentetik tiroit hormonları ile hastaların yaşam kalitesi kısa sürede normale döner.
Yaşam Tarzı Destekleri: Selenyum ve çinko gibi minerallerin takibi ile bağışıklık sisteminin desteklenmesi hedeflenir.
Hipertiroidi ve Graves Tedavisi
Bezin aşırı çalıştığı durumlarda ise hedef, hormon üretimini baskılamaktır.
Antitiroit İlaçlar: Bezin hormon üretimini yavaşlatan ilaç tedavileri uygulanır.
Radyoaktif İyot Tedavisi: Bezin fazla çalışan hücrelerini pasifize etmek için kullanılan yaygın bir yöntemdir.
Cerrahi Müdahale (Tiroidektomi): İlaçla kontrol altına alınamayan durumlarda veya büyük nodüllerin varlığında bezin bir kısmının veya tamamının alınması gerekebilir.
9. İnvitro Laboratuvarı’nda Uygulanan Kapsamlı Hormon Paneli
İnvitro Laboratuvarı; tiroit fonksiyonlarını bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek adına geniş bir laboratuvar testi yelpazesi sunar. Bu panel; bazal metabolizma hızını belirleyen TSH, fT3 ve fT4 testlerinin yanı sıra, bağışıklık sisteminin yanıtını ölçen Anti-TPO ve Anti-TG gibi belirteçleri de kapsar.
Hekiminizin yönlendirmesi veya klinik ihtiyaca göre, Graves hastalığı tanısında kritik öneme sahip TSH reseptör antikoru (TRAb) gibi daha spesifik analizler de laboratuvarımızda titizlikle çalışılmaktadır. Bu kapsamlı yaklaşım sayesinde Hashimoto, hipertiroidi veya nodüler yapılar hakkında net ve bilimsel bir veri setine ulaşılır.
Hızlı Analiz ve Anlaşılır Raporlama Süreci
Zamanın sağlık üzerindeki kritik etkisinin bilinciyle, numune alımından itibaren test süreçlerini en kısa sürede tamamlanır. Tiroit testleri genellikle aynı gün içinde sonuçlandırılarak raporlanır. Raporlar, sadece rakamlardan ibaret olmayıp, hekiminizin tanı koymasını kolaylaştıracak şekilde açık ve sade bir formatta hazırlanır. Gerektiğinde uzmanlar, test sonuçlarının klinik anlamı konusunda destek sağlayarak doğru bir sağlık haritası oluşturmanıza yardımcı olur.
Kadıköy Moda’da Güvenilir ve Erişilebilir Sağlık Hizmeti
1993 yılından beri Kadıköy Moda’nın tek özel laboratuvarı olma sorumluluğunu taşıyan İnvitro Laboratuvarı, merkezi konumuyla ulaşım kolaylığı sağlar. Hijyenik ve konforlu numune alma alanlarımızda, hastalarımız bekleme süreleri minimize edilmiş bir hizmet deneyimi yaşar.
Dijital raporlama sistemi sayesinde, test sonuçlarınıza yerinizden kalkmadan ulaşabilir ve doğrudan hekiminizle paylaşabilirsiniz. İnvitro Laboratuvarı, Kadıköy bölgesinde güvenilir bir kadınlarda tiroit hastalıkları taraması yaptırmak isteyenler için hızlı, bilimsel ve ulaşılabilir çözümler sunmaya devam ediyor.
10. Tiroit Hormonu Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)
Kadınlarda tiroit sağlığı; üreme sisteminden metabolizmaya kadar tüm yaşam döngüsünü etkileyen kritik bir unsurdur. Bu dengenin bozulması silsile halinde ciddi etkiler yaratabileceğinden, erken teşhis için hormon testleri hakkında doğru bilgiye sahip olmak hayati önem taşır. İşte kadınlarda troit testleri ve fonksiyonları hakkında laboratuvarımıza en sık iletilen soruların yanıtları:
Tiroit mide bulantısı yapar mı?
Özellikle hipertiroidi (tiroit bezinin aşırı çalışması) durumunda metabolizma çok hızlandığı için sindirim sistemi etkilenebilir ve nadiren mide bulantısı görülebilir. Ayrıca, tiroit bozukluklarına bağlı gelişen hormonal dengesizlikler dolaylı yoldan mide hassasiyetine yol açabilir.
Haşimato kemik erimesi yapar mı?
Haşimato hastalığının kendisinden ziyade, tedavi sürecinde kullanılan ilaç dozlarının uzun süre gereğinden yüksek olması veya kontrolsüz hipertiroidi durumları kemik yoğunluğunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hormon testleri ile doz ayarının düzenli yapılması kemik sağlığı için kritiktir.
Tiroit ritim bozukluğu yapar mı?
Evet, tiroit hormonları kalp hızı üzerinde doğrudan etkilidir. Hipertiroidi kalp çarpıntısı ve aritmiye (ritim bozukluğu) neden olabilirken; hipotiroidi ise kalp atış hızının aşırı yavaşlamasına yol açabilir.
Gluten tiroidi etkiler mi?
Özellikle Hashimoto gibi otoimmün tiroit hastalıkları olan bireylerde, gluten tüketiminin bağışıklık yanıtını tetikleyebildiğine dair görüşler mevcuttur. Bazı hastalar, doktor kontrolünde uygulanan glutensiz diyetle antikor seviyelerinde ve yaşam kalitelerinde iyileşme gözlemleyebilir.
Tiroit ilaçları kilo verdirir mi?
Tiroit ilaçları bir zayıflama aracı değildir; ancak hipotiroidi nedeniyle yavaşlayan metabolizmayı normale döndürdüğü için vücuttaki ödemin atılmasına ve metabolik hızın artmasına yardımcı olarak kilo kontrolünü kolaylaştırır.
Gebelik planlarken tiroit kontrolü neden önemlidir?
Tiroit hormonları yumurta kalitesini ve gebeliğin devamlılığını doğrudan etkiler. Sağlıklı bir gebelik süreci ve bebeğin zihinsel gelişimi için hamilelik öncesinde kadınlarda troit testleri ile mevcut durumun belirlenmesi hayati önem taşır.
11. İletişim ve Destek
Tiroit bezi, vücudun enerji dengesinden duygu durumuna, kalp ritminden üreme sağlığına kadar pek çok hayati süreci yöneten sessiz bir güçtür. Araştırmaların da gösterdiği gibi, özellikle kadınlarda hormonal döngülerin tiroit fonksiyonları üzerindeki etkisi yadsınamaz.
Bu rehberimizde, kadınlarda tiroit hastalıklarının neden daha yaygın görüldüğünü, erken tanının önemini ve teşhis aşamasında hangi laboratuvar testlerine ihtiyaç duyulduğunu kapsamlı bir şekilde ele aldık. Amacımız, tiroit sağlığı konusunda farkındalık yaratarak doğru zamanda, doğru adımları atmanıza yardımcı olmaktır.
İnvitro Laboratuvarı, Kadıköy Moda’nın tek özel laboratuvarı olarak, kadın sağlığının takibinde 30 yılı aşkın tecrübesiyle yanınızdadır. Başta TSH, Serbest T3, Serbest T4 olmak üzere; bağışıklık sistemi yanıtlarını ölçen Anti-TPO ve Anti-TG gibi kritik parametreler, uzman ekibimiz tarafından modern teknolojiyle analiz edilmektedir. Sağlık Bakanlığı akreditasyonuna sahip laboratuvarımızda numune süreçleri hızla tamamlanır; sonuçlarınız aynı gün veya en geç ertesi gün online sistemimiz üzerinden paylaşılır.
Tiroit sağlığınızla ilgili tüm sorularınız için İnvitro Laboratuvarı’na dilediğiniz zaman ulaşabilir, size en uygun test seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
Size en kısa sürede ulaşabilmemiz ve sorularınızı yanıtlamamız için 0216 414 44 55 numaralı telefondan bize ulaşabilir ya da invitro@invitro.com.tr adresine e-posta göndererek merak ettiğiniz her şeyi danışabilirsiniz.
Sağlığınızı profesyonel ellere emanet ederek, sevdiklerinizle geçireceğiniz her anın tadını doyasıya çıkarın. İnvitro Laboratuvarı ailesi olarak şimdiden sağlıklı, huzurlu ve dirençli bir bayram dileriz!
Referanslar:
Cleveland Clinic: https://my.clevelandclinic.org/health/body/23188-thyroid
Mayo Clinic: https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/thyroid-disease/symptoms-causes/syc-20351414
American Thyroid Association: Thyroid Information: https://www.thyroid.org/thyroid-information/
Redcliffe Labs: https://redcliffelabs.com/myhealth/health/why-does-thyroid-occur-more-in-females/




Yorumlar